gezgin.com   test yayını yeni kayıt | giriş 

notları

20 / 190 not | tümü | not ekle
omk
06.07.2009

sonbahar

ben mevsim olana güz demeyi tercih ediyorum. fakat konu mevsim değil, film...

hayata dönüş operasyonundan görüntülerle başlarken jandarmanın söylediği hayat herşeye rağmen güzel sözü bence filmin özüdür. hayatın herşeye rağmen güzel olduğunu; direnmek, yaşamak, mücadele etmek, boyun eğmemek gerektiğini kalbinin solda olduğunu farketmiş hemen herkes bilir öyle değil mi? sonbahar, işte bu histir.
omk
12.10.2007

mehmed uzun

bilmediğim bir dili, görmediğim şehirleri, duymadığım öyküleri kendi içinden taşırarak bana mehmed uzun anlattı.

ışıklar içinde yatsın!

hayat öyküsü falan eklemek istemedim, bir alıntı yapacağım:

"İsmim Mehmed. Soyadım Uzun. Doğum Tarihim 01.01.1953. Herkes beni böyle biliyor... Ama bunların hiçbiri gerçek değil; ismim, Mehmed değil, soyadım, Uzun değil, doğum tarihim bu rakamlar değil.

Mehmed Uzun ne yazık ki, dünya edebiyatında sıkça görülen, özellikle totaliter rejimlerin baskı, yasak ve sansürlerinden kendilerini korumak için yazar ve aydınların ister istemez başvurdukları türden bir müstear isim de değil...
Bu tür müstear isimlere öteden beri alışkınım, doğduğum ve büyüdüğüm yörelerde herkesin birden fazla hayatı vardı ve bu hayatların birçoğu gizliydi. Gizli hayatların da kendine özgü kodları, isimleri vardı; neredeyse tüm Kürt yazarların ismi takmaydı... Ama Mehmed Uzun, böyle bir isim değil. Mehmed Uzun, aynı zamanda benim de, ancak Ben'i esir almış bir ben.

Esas ismim yasak olduğu için Mehmed oldum. Esas soyadım yasak olduğu için Uzun oldum. Bir insan olarak hiçbir değerim olmadığı, sadece ehlileştirilmesi gereken bir sürünün mensubu olarak görüldüğüm için de, en rahat şekliyle, künyeme 1.1.1953 yazıldı. ... Önadım Mehmed, dedemin ismi Heme'den geliyor... Heme, Meme, doğduğum yörelerde gündelik yaşamda en çok kullanılan isimlerden. Ama bu isim resmi hayatta yasak; bu ismi alamazsınız, bu isimle nüfus kaydı yaptıramazsınız, bu isimle hiçbir resmi kuruma başvuramazsınız... Soyadım Uzun'a gelince, bu da yine dedemden geliyor... Biro dedemin dedesinin ismi. Direj de onun lakabı, yani uzun. Biroye Direj, yani uzun Biro. Ama yine isimlere ilişkin yasalara göre hem Biro 'Türk örf ve adetlerine' uygun değil hem de Direj Kürtçe olduğu için yasak. Bu nedenle resmi kurumlar tarafından Biro tamamıyla atılıyor, Direj de Türkçesiyle Uzun haline getiriliyor. Bir hafızanın yok oluşu çoğu zaman böylesine dikkat çekmeyen küçük değişikliklerle gerçekleşiyor işte..."

bu alıntı, ruhun gökkuşağı kitabından...

http://www.bianet.org/bianet/kategori/medya/102252/yazar-mehmed-uzunu-kaybettik
http://www.ozgurgundem.net/haber.asp?haberid=45380
http://www.atilim.org/haberler/2007/10/11/Kurt_Edebiyatcisi_Mehmet_Uzun_u_kaybettik.html
http://alinteri.org/?p=5982
http://sesonline.net/php/genel_sayfa.php?KartNo=49861
omk
24.08.2007

gobit

haşlanmış yumurta, taze soğan ve bol baharat ekmek arasına girince gobit olur. gobit'in ekmeği(pidesi aslında) özeldir, ama normal yarım ekmeğe gobit de satılır. bazıları sadece o özel pideye gobit der. elbette gobit bir ankara yemeğidir. kahvelere yolu düşmeyen, gençlerbirliği maçı izlemeye 19 mayıs stadyumuna gitmeyen, ostim'e, sanayiye uğramayanın bilmesine pek imkan yoktur. lezzetlidir, ama taze olması lazım.
omk
11.08.2007

ismet özel

sivas katliamını unutan var mı?
8 temmuz 1993 tarihinde milli gazete'de yazdığını, unutanlar varsa diye buraya iliştiriyorum.

"(...)Nerede bir Müslüman varsa oranın icabına bakmayı kendine görev bilen birileri hep çıkıyor. Aklıma takılan soru şu: Aziz Nesin gibilerinin kendilerini güvenlikte hissetmeleri için Sırp(veya Grek, Ermeni, Rus veya Amerikan) uçaklarını Sıvas semalarında görmeleri mi gerekiyor?
(...)
Müslümanların icabına bakma gayretkeşliği her türlü dolambaçlı yolu deneyebileceklerini düşündürdüğü gibi Aziz Nesin'in Sıvas olayları sonrasında ağzından dökülen laflar "davetiye" niyetinin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. (...) Giderek olayların Türkiye'de yaşayan insanları şöyle bir tercih karşısında bırakma ihtimali kuvvet kazanıyor. Ya Müslüman Türkiye veya hiç!
(...)
İslami dönüşümün Türkiye için ideal bir toplum tasarımı olmaktan ziyade bir zaruret haline geldiği günden güne daha belirginleşiyor."
omk
11.08.2007

ali kırca

prompter'daki metni okurken en yalandan gülümseyen, üzülen spiker bu sanırım. şöyle kameraya doğru çenesini aşağı düşürüp, gıdısını çıkardığı vakit asabım bozuluyor. hele hele, "gençliğimde çok sosyalisttim ben" havalarıyla konuşması tiksindirtiyor. viskisinin buzlarını şıkırdatır gibi bir edayla "hayatı paylaşmak" için deyince yardan aşağı yuvarlayasım geliyor.

yeni mezun veya stajyer öğrenci kadınlar ondan çok çekmiştir, ama hani neyi nasıl ispat edeyim. neyse...

kendisine dolar-euro paritesinde başarılar diliyoruz, şimdi bizimcity'deyiz...(ebleh bir gülümsemeyle gıdı önde)
omk
11.08.2007

yalan

durgun suya bir taş düşer, dalga dalga halkalar kıyıya kadar gelir. yalan o taştır, zamanla gelir, acıtır. etkisi ilk anda aşağıya çöken taş olduğu kadar, zamanla gelen dalgalardır da. yalan dibe çöker, mıhlanmıştır kalbe ve hafızaya. bu derdin eczasını ben bilmiyorum...
omk
10.08.2007

nuray mert

zaman zaman feminizmler konusunda söylediklerine itirazlarım var, ama insanın giyindikleriyle (mesela etek), inandıklarıyla (mesela isa), saçıyla (mesela uzun saçlı bir erkek), başına örttüğüyle (mesela türban) ilgisi olmaması ve fakat tüm özneleri önemseyip, o öznelerin de dahil olduğu bir sol hareket tahayyül etmesini beğeniyle izlemekteyim.
omk
07.08.2007

josef stalin

"herkes stalin'e karşı ihanet içindeydi" diye okurken bir zamanlar, "milyonlarca insanın bir kişiye ihanet ettiğini düşünmektense, o bir kişinin milyonlarca insana ihanet ettiğini düşünmek daha mantıki değil midir?" diye soran eugenia ginzburg'a bir teşekkür borçluyum!<br>
<a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=37079&amp;sa=25900910&amp;session=88174314485997252741&amp;LogID=" target="_blank">http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=37079&amp;sa=25900910&amp;session=88174314485997252741&amp;LogID=</a>
omk
07.08.2007

vicdani ret

Nükleer Savaşı Önlemek için Uluslararası Hekimler Birliği'nin (IPPNW) Almanya seksiyonu, “Clara Immerwahr” ödülünü vicdani retçi Osman Murat Ülke'ye verdi. 10 Mart'ta, İzmir’de gerçekleşen ödül töreninde, Osman Murat Ülke'nin yapmış olduğu konuşmayı okumak için:
http://www.izinsizgosteri.net/asalsayi137/ossi_137.html
omk
07.08.2007

yılmaz erdoğan

o artık sağdan koşuyor, sığda yüzüyor; ama ara bir iki güzel laf ediyor. ettiklerini deftere yazıyor, hanesine sıfırı basıyorum!
omk
06.08.2007

srebrenica katliamı

Srebrenitsa'nın 12. Yılında Adalet Arayışı Sürüyor

Srebrenitsa soykırımının on ikinci yıl dönümünde Uluslararası Af Örgütü üyeleri, katliamın sorumlularının yargılanma süreçlerine hız kazandırılması ve insanlık suçu iddiasıyla aranan Goran Hadziç, Radovan Karadziç, Ratko Mladiç, Stojan Zupljanin'in derhal bulunması çağrısı yapıyorlar.
6-8 Temmuz 1995 tarihlerinde Bosnalı Sırp birlikleri, BM tarafından güvenli bölge ilan edilmiş Srebrenitsa'yı kuşatmıştı. Bu sırada kentte on binlerce Müslüman sivil vardı ve kentin koruması 600 Hollandalı asker tarafından sağlanıyordu. 11 Temmuz'da kenti ele geçiren Sırp kuvvetleri önce 12-77 yaş arasındaki tüm Müslüman erkekleri "savaş suçu sorgusu için" ailelerinden ayırdı ve Srebrenitsa'nın ele geçirilmesini izleyen beş günde binlerce Müslüman erkek katledildi.
Bu katliam Bosna-Hersek’in yaptığı başvuru üzerine BM Uluslararası Adalet Divanı tarafından, 26 Şubat 2007’de soykırım olarak tanındı. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin resmi olmayan rakamlarına göre 22 Haziran 2007 itibariyle halen yargılama faaliyetleri devam eden 46 sanık gözaltında bulunuyor; 8 sanık geçici olarak serbest bırakıldı; 55 sanığın süreci devam ediyor.106 sanığın davası sonuçlandı ve 51 kişi ceza aldı. Aralarında Yugoslavya’nın Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç’in bulunduğu 3 kişi davaları devam ederken gözaltında ölmüştü.
Uluslararası Af Örgütü, hem soykırımın tanınması bağlamında hem de ulusal düzeyde suçluların adalet önüne çıkarılması yolunda elde edilen ilerlemeyi olumlu gelişmeler olarak görmektedir.Ancak, bu gelişmeler yeterli değildir. Uluslararası Af Örgütü katliamın on ikinci yıl dönümünde 1992-1995 arasında savaş suçu ve insanlık suçu işlemiş kişilerin derhal yargı önüne çıkarılması ve binlerce zorla kaybetme vakasının çözüme kavuşturulması çağrısını yinelemektedir. Özellikle insanlık suçu iddiasıyla aranan Goran Hadziç, Radovan Karadziç, Ratko Mladiç, Stojan Zupljanin 'in bulunması için Bosna Sırp Cumhuriyeti yönetimini Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi ile işbirliğine davet etmektedir.

Uluslararası Af Örgütü – Türkiye Şubesi
11 Temmuz 2007

http://www.karahaber.org/duymadim/srebrenitsa.html
omk
04.08.2007

rakı

"satın beni, satın beni
rakı için"

balık ağzı (gezgin'de: kılıç balığı) / halim şefik güzelson
omk
04.08.2007

ingmar bergman

torrent linkleri http://bergmanbits.com adresinde toplanıyor.
omk
03.08.2007

alka seltzer

alkollü gecelerin devasıdır. ucuzdur. içilen içki miktarı çoksa 1 (veya 2) tablet suda eritilerek geceden içilir, sabah kalkınca doz tekrarlanır. o akşamdan kalma hal, yanma hissi, yorgunluk yerini tatlı bir huzura bırakır.

yan etkileri yok değildir, kanamaya sebep olabileceği söylenir. aspirin ile benzer etken maddeye sahiptir, ona duyarlı olan yaklaşmasın diyebilirim.
omk
02.08.2007

alka seltzer

akşamdan kalma bünyenin can simidi, tıbbın vardığı son nokta!
omk
28.07.2007

cemal süreya

1994 Eliyle, Samanyolu'na

Yaşadım, Tanrım,
Yarım ve uluorta,
Bir dahaki hayatta,
Varsa öyle bir hayat,
Şiir yazar mıydım,
Bilmiyorum.

Ama kadınlar, Tanrım,
Öyle sevdim ki onları,
Gelecek sefer
Dünyaya
Kadın olarak gelirsem,
Eşcinsel olurum.
yıldızladığı notlar